Seçim Siyaseti mi,Reklamcılık mı?

Yaklaşmakta olduğumuz seçim arefesine de itafen kaleme aldığım bu yazı ile seçim sürecinde yaşanan insanları etkileme çabasını konu alacağım.

Seçimlere birkaç ay kala partiler ve seçim sandığı,evet,mühüradaylar kendilerini seçmenlere satabilmek için çeşitli reklamcılık faaliyetlerine girişirler. Efendim sokak duvarlarına boy boy ve boydan boya afiş asmalar mı dersiniz, fon eşliğinde çalan müzikle beraber ilgili aday/partiye ilişkin yapılmış müzikle son ses dolaşan seçim araçları mı dersiniz, caddelerin ışıklandırma direklerine çaprazlamasına, paralellemesine,üçgenlemesine,çemberlemesine asılmış flamalar mı dersiniz, ilgililere bırakılmak üzere,ki bu ilgililerin bir kısmı da yerler,kaldırımlar oluyor, basılmış broşürler mi dersiniz,billboardlar…
Daha neler neler… Bunların birçoğu seçmeni etkilemekten ziyade çevre(görüntü,gürültü,zihin) kirliliği yaratmaktadır kanımca. Cem Yılmaz’ın tabiriyle askerde er gazinosunda televizyon izleme sırasında çıkan o anlaşılmayan patlak ses,  seçim araçlarının çoğunda mevcut ve anlamanız için bir decoder’a ihtiyacınız olması kuvvetle muhtemel. DEVAMINI OKU →

Hükümet Politikalarıyla Demokratik Hukuk Devletimiz

Torba(!) -çuval desek yeridir- yasalarla üstü örtülmeye çalışılan yolsuzlukların, geceAdalet,hukuk devleti yarısı çıkan kanunlarla gerçekleştiği bir ülke düşünün.Yürütme erkinin kuvvetlerin ayrılığına müdahale ettiği bir ülke düşünün.Düşünün! Sizce bu ülke ne kadar demokratik bir hukuk devletidir? Şu sıralar gündemde olan İnternet yasasıyla ilgili olarak bakınız zamanında Deniz Baykal’ın da kişisel hakları ihlal edildi.Diğer siyasilerin, bürokratların da hakları ihlal edildi.Özel hayatın gizliliği her Türk vatandaşına Anayasal güvence ile tanınmış bir haktır. Peki o zaman niye çıkmadı böyle bir kanun da, şimdi özellikle üstüne gidilmeye çalışılıyor. Özellikle şu son zamanlarda 17 Aralık sürecinin yanında son birkaç yıldır bazı şeylerin üzerinin örtülmesi üstüne göze batan çok şey var. Sayıştay Kanunu olsun, HSYK düzenlemesi olsun, İnternet yasası düzenlemesi olsun… DEVAMINI OKU →

Bilinçli Üretilen Kısa Ömürlü Cihazlar

Teknoloji çağını şiddetli bir şekilde yaşıyoruz.10-15 yıl öncesine kadarteknoloji board evimizde 1 bilgisayarımız yokken şimdi 1 evde 2-3 bilgisayar bulunmakta,cep telefonlarımız akıllandı,hayat kolaylaştı bir nevi.

Bu yazımda değinmek istediğim konu, bu ürünlerin ömürleriyle ilgili.Kapitalizmin dünyayı ele geçirdiği şu zamanlarda para için her şey yapılmakta. “Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser” bu sözü de yeri gelince en güzel yere yapıştıracağım.
Gelelim konumuza…Aldığınız elektronik ürünler…özellikle beyaz eşya dışındakiler…
Beyaz eşyaların ömürleri nispeten uzun ömürlü oluyor.Zaten kategori olarak da dayanıklı tüketim malları içerisinde yer alır birçoğu.Ancak bilgisayar,yazıcı,hard disk,modem gibi elektronik ürünlerin ömürleri nispeten daha fazla  sınırlı. DEVAMINI OKU →

2014 Yaz Saati Uygulaması Tarihi Değişti!

yaz saati 2014

Yaz saati uygulamasının tarihi değişti…

Daha önce 30 Mart Pazar günü saat 03.00’te geçilmesi planlanan yaz saati uygulamasına yerel seçimler nedeniyle 31 Mart Pazartesi günü geçileceğini söylendi.Saatlerin 31 Mart Pazartesi günü 03.00′ten itibaren 1 saat ileri alınacağı Bakanlar Kurulu kararıyla bildirilmiştir.
Bu kararla üzerine uçuş seferlerinde aksama yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınacağı belirtildi.

16 Şubat 2014 PAZAR         Resmî Gazete            Sayı : 28915
BAKANLAR KURULU KARARI
Karar Sayısı : 2014/5883

Gün ışığından daha fazla yararlanmak amacıyla DEVAMINI OKU →

Bu yazı; Türkiye kategorilerinde yazıldı.

Bir Delinin Hatıra Defteri’nde Karaborsaya SON!

Ankara Devlet Tiyatrosu oyuncularından Erdal BEŞİKÇİOĞLU, Rus yazar Gogol’un ünlü Bir delinin hatıra defteri,erdal beşikçioğlu,tiyatro,oyuneseri olan Bir Delinin Hatıra Defteri’ni 2008’den beri oynamaktadır.  İlk günden beri kapalı gişe oynayan oyuna bilet bulmak çok zor. Satışa çıkan biletlet çok kısa sürede tükeniyor.
Gişelerde geceden kuyrukta bekleyenler,internet satışlarıyla birlikte biletlerin kısa sürede tükenmesiyle birlikte kuyrukta bekleyen kişilerin bilet alamaması durumunu da ortaya koyuyor.
Daha önce benim de birkaç kez yeltendiğim ancak bilet bulmanın gerçekten çok zor olduğu bir tiyatro oyunu… Biletler genelde karaborsacılar tarafından toplu olarak alınıp 15-20 katı bedellere satılmaktadır. Gişede 10 lira olan bilet karaborsada 100-150-200 TL’ye DEVAMINI OKU →

Bu yazı; Türkiye kategorilerinde yazıldı.

Meclis İçi Demokrasi!

fft5_mf700245Bu yazımda meclis içi demokrasi(!) ortamından bahsedeceğim. Kullanmakta olduğumuz D’Hondt usulü seçim sisteminin bu haliyle demokrasimiz için pek elverişli olduğunu düşünmüyorum. Elbette kullanılagelen iyi sistemlerden biridir ancak bunun farklı bir türevinin geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Nasıl ki parlamenter sistemlerde cumhurbaşkanını meclis seçiyorsa ve Türkiye’deki parlamenter sistemin farklılığı olarak cumhurbaşkanını halkın seçebileceği düzenlenmişse seçim sistemimizin de farklı bir türevi düzenlenebilir.

Günümüze bakacak olursak şu an AKP’nin 318 sandalyesi var TBMM’de. 550 milletvekilli bir sistemde 318 sandalye otoritenin büyük çoğunluğu demektir,ki genel seçimlerin başında 327 sandalyeye sahipti iktidar partisi. DEVAMINI OKU →